Süper bir yazı olmuş tebrikler gerçektende şöyle bir baktığımızda fm & cm ile ilgili herkesin anlatacağı en az 10-15 hikaye vardır herhalde![]()
Oyun Rehberleri Kategorisinde ve FM Köşe Yazıları Forumunda Bulunan CM-FM Yazı Dizisi | 1. Bölüm Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> CM-FM Yazı Dizisi | 1. Bölüm Kaç bölüm süreceğini bilmediğim bir yazı dizisine başlıyorum.. Yazılarımla sizlerle olacağım. Nitekim bazı kaynaklardan ...
CM-FM Yazı Dizisi | 1. Bölüm
Kaç bölüm süreceğini bilmediğim bir yazı dizisine başlıyorum.. Yazılarımla sizlerle olacağım. Nitekim bazı kaynaklardan alıntılar da yapacağım.
Championship Manager 1980'lerde hayatımıza girdi. Bu detaya fazla girmeyeceğim çünkü bir başka rehberde bunu anlatmıştım.
Sabahlara kadar, akşamlara kadar.. Sonra yine sabahlara kadar.. Önce Championship Manager ile bu konsept hayatımıza yansıdı. Sonra Football Manager geldi...
Bilgisayar başında olmadığımız zamanlarda 6 yabancı olayı yüzünden kimleri satmalı, ne yapmalı, kadroda gençleri mi oynatmalı, yıldızlara güvenmeli mi diye düşündük hep.
Tanıdığım bir çok arkadaşım zamanında rüyasında taktik geliştirmişti. Ayrıca rüyada görülen oyuncunun alınması da ayrı bir prenstipti, çünkü mutlaka faydalı oluyordu.
Bir internet kafeci arkadaşımın zamanında bana anlattığı bir anı:
"Valla ne diyim, bu CM'yi pek sevemedim ama geçenlerde kafeye takılan bir gencin işi ne kadar abarttığını ve bu oyuna hastalık derecesinde bağlandığını gördüm. Şöyleki, eleman zaten 1 haftadır sabah açılışla birlikte kafeye geliyor, akşam kapanışda zorla tekme tokat çıkartıyordum. Oyunu oynarken kendinden geçip kendi takımına, oyunculara, rakiplerine, hakemlere, yöneticilere, topa, direklere vs.. ve daha akla hayale gelmeyen şeylere paso saydırıyodu. Sezonun artık sonuna geldiği gündü, Cafeye flamalar, bayraklarla falan geldi. İyice dumur olmuştum ki, maçları bitirip kupaları aldıktan sonra bi taraftar kulübünün netten indirdiği marşlarını çalıyor, bi taraftan bayrak sallayıp dört dönüyordu etrafta. Herneyse işte, böyleyken böyle. Allah akıl fikir versin..."
24 saat boyunca hiç baymadan CM'nin tüm serilerini oynadık. Sonuçta bilgisayar tarihinin en baba menajerlik oyunuydu.
Ayrıca bu oyunun bize kazandırdığı bir diğer üstün özellik de, televizyonda veya gazetede gördüğümüz bir futbol oyuncusu hakkında istatiksel bilgi sahibi olmak. Kariyerini, hangi mevkiide oynadığını ve hatta annesinin kızlık soyadını bile bilmek...
Football Managerda ise oyunun statü bölümünde "İç çamaşırlarını ters çevir, tekrar giy" uyarısı da bize hep yol gösterici oldu nitekim. Arkadaşlarınızla halı saha maçındayken sürekli CM'nin maç anlatımları geçer.. Attığınız her çalımda "Turns and leaves his opponent for dead" diyesiniz gelir..
Hatta TV'de iki CM-FM Manyağı arkadaşın diyalogları bile bir başkasının merakla bakmasına neden olur:
Spiker: Evett.. Kieron Dyer, uzaktan mükemmel bir şut çekti. Ve GOOL!
Manyak 1: Abi bu Dyer süper ya, sağ kanatta ileri geri gidip gelen çok yararlı bi adam. Ben bunu Newcastle'a gelmeden önce 14 yaşındayken görmüştüm o zaman belliydi bunun böyle olacağı.
Manyak 2: Yook be abi, ben aldım onu bizim takıma hiç oynayamadı, takımında huzurunu bozdu be.
Haaa unutmadan, CM-FM manyakları aynı zamanda Dünyada oynayan genç yetenekleri Alex Fergusondan önce keşfetme gibi bir yeteneğe de sahiptir. Taktik konusunda Mourinho'ya kafa tutabilecek düzeydedirler. İngilizce haberleri okumaktan İngilizce profesörü olmuşlardır, "Takım kadrolarını eksiksiz bilmek" adında bir ders olsa tüm sınavlarının da 100 olacağı kesindir.
Yine hatırladığım bir olayı anlatayım;
Bir arkadaşım, Bodrumdayken bir turist görür. Adamın üstünde Bristol Rovers forması vardır. Arkadaş hemen adamın yanına sokularak, "Formanız Bristol Rovers forması değil mi?" diye sorar. Turist adam şaşkınlıktan dilini yutarak, "Yahu benim ülkemde bile insanların çoğu bu takımı bilmez sen nası biliyorsun" diyince bizim arkadaş "Eee o kadar CM oynamışlığımız var, tabi bilicez" der ve gülüşmeler olur...
Otobüste koltukta otururken durumu kötü olan takım için mükemmel bir taktik bulduğunuzda havaya fırlamak, sabaha karşı uyumak için gözler kapatıldığında zihninden sürekli yazılar geçmek, 2-3 gün boyunca şunu satsam mı satmasam mı diye düşünmek, CM ve FM'nin hayatımıza kazandırdığı güzel anılar.
Okulda gördüğü güzel kızları shorliste eklemek, gördüğü insanlara da CM-FM'den özellikler vererek "Oha ya ayıya bak nası atladı ordan Bravery 20 heralde" demek, takım arkadaşlarının bile bilmediği abidik gubidik oyuncuların isimlerini bilmek, aghahowayı 2002 dünya kupasında gol atarken görüp aileden biri gol atmışçasına sevinmek, her taklasında bir kez daha onu shaktardan ve Ukrayna mafyasından kurtardığın günleri hatırlamak, İtalyadaki bütün Amorusoları ön adlarıyla bilmek, Liverpool altyapısına Houllier'den daha fazla hakim olmak, Şampiyonlar Ligi final maçına 5 gün kala takımın yarısının sakatlanması sonucu karalar bağlamak, oyunculardan bahis açıldığında AMRL, AM, DMR, DML, FRLC gibi kısaltmalarla bahsetmek, Millan-Adu-Okoronkwo-Buonanotte gibi oyuncuların yıldız olmasını beklemek yine CM ve FM'nin hayatımıza kattığı güzel anılar oldu....
Sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.
Süper bir yazı olmuş tebrikler gerçektende şöyle bir baktığımızda fm & cm ile ilgili herkesin anlatacağı en az 10-15 hikaye vardır herhalde![]()
Bu başlık altından anlatabilirsiniz![]()
Çok güzel olmuş yazı sonuna kadar okudum![]()
Güzel olmuş ademcim iyi bir yazı bende birşeyler yazdım ama daha yorum yazan olmadı![]()
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
M.Kemal Atatürk
Neyse ben yazayım o zaman bir tane .
Cm 02/03 Fenerbahçe kariyerim vardı. Alt yapıdan ; şu ana kadar çıkmış en iyi oyuncu belkide nihat gibi , 15 yaşında bir oyuncuyu as kadroda oynatıyorum . Bitiricilik 17 , Top sürme 16, Hız 16 Hızlanma ( ivme ) 15 ; çocuk her bulduğunu atıyor. Bir seneye kalmadan çocuğa barcelona - real madrid talip oldu . Satmadım tabii .Kadromda güçlü tabii Montolivo - Diego - Pazzini bu üç isim takımın değişmez ismi . Hatta rüştü hala oynuyordu . Yaşı 38 - 39 ama hala süper. Neyse Çocuğun ismi güngör akın . Ağrı doğumlu idi. Bu arada o oyunda doğulu( ağrı , kars özellikle) oyuncular ve 2 isimli oyuncular çok iyi oluyordu ( mehmet mehmet gibi vs) . Çocuk milli takımdada oynuyordu . Milli takım kariyeride maç başına oynadığıyla doğru orantılı idi ( 12 maç / 13 gol gibi ) Bir top sürüşü vardı , yok böyle birşey ya. Kaleciyle bir kere bile kaçırdığını görmemiştim onun . Taki yanındaki pazziniyi satana kadar . Herşey tam tersine döndü . Şimdi düşünüyorum da keşke o pazziniyi satmasaydım . Kariyerim en son 2019 a kadar gelmişti . Takii doğru düzgün hayatta yaşayan oyuncu kalmayana kadar. heyt be...
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
M.Kemal Atatürk
Süper bu devamını bekliyoruz
bu kadar güzel yazı okumamıştım gerçekten tek kelimeyle harika bristol rovers forma olayına bittim...![]()
Çılgın Türkler
evet bende fm 2009 da gs ile ilerdde man.cty den jo palmeiras dan marquinhosla oynuyodum. jo nun perfonmasnsı kötüydü ama marqi döktürüyordu her maç atıyordu. 10 maçta 17 gol atmıştı ligde. ama sezon sonu jo yu satınca marqi ye bişiler oldu oyuncunun satılışından mutsuzum gitmek istiyorum falan dedi son çare onu da satmak zorunda kaldık forvet hattı değişti.![]()
Çılgın Türkler
Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülemekte. (0 üye ve 1 konuk)