Aynı şeyler benim içinde geçerli güzel yazı olmuş![]()
Oyun Rehberleri Kategorisinde ve FM Köşe Yazıları Forumunda Bulunan CM, Football Manager, farkeder mi ? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Sene 2002.. 128 MB Ram.. Zil çaldı. Gelen abimdi.. Çekil dedi bilgisayarın başından.. CD sürücüsünü açtı ve bir CD taktı.. ...
Sene 2002..
128 MB Ram..
Zil çaldı.
Gelen abimdi..
Çekil dedi bilgisayarın başından..
CD sürücüsünü açtı ve bir CD taktı..
Baktım CD'ye üzerinde bir top resmi..
"Şampiyonşip Menejer" sıfır sıfır sıfır bir..
Bu ne abi dedim, bu nedir..
Oyun lan dedi, oyun bu..
İşte böyle başlamıştım CM'ye. Abim yeni bir oyun getirmişti, menejerlik falan yapıyorsun demişti, elbette anlamadım.. Sonra kurdu oyunu, baktık durduk, tek yapabildiğimiz İngilizce - Türkçe sözlükten kelime bakmaktı..
Aradan günler geçti. Yamulmuyorsam 2003 yazıydı.. Abim yine bir CD ve bir dergi ile geldi, çözdüm diyordu çözdüm. Bu kez "ceme sıfır bir sıfır ikiydi".. Aha dedim yine aldık başımıza belayı.. Dergiyi okuduğunu ve oyunun amacını öğrendiğini söyledi, tabi CD'yi aldığı arkadaşının yardımını da unutmadı..
Beşiktaş'ı aldı abim, FIFA serilerinden alıştığımız gibi maç yapacağız sanıyordum, ama yanılmışım.. Bu oyunda teknik direktörsün dedi, buradan maçlara taktik falan yapıyorsun dedi, güldüm geçtim, ben gidiyorum, sana iyi eğlenceler dedim, nereden bilebilirdim bir oyunun bu kadar zevkli olacağını..
Gel zaman git zaman abim iyi sarmıştı oyuna, baktım Beşiktaş'la üst sıralara yükselmeye çalışıyor. Merak ettim izledim, yavaş yavaş önyargılarımdan kurtuldum, ilk sezon başarılı olamadı tabi, ama oyunu öğrenmişti. Anlattı bana biraz ve sonra...
Artık benim de bir kariyer açma vaktim geldi, ben de Beşiktaş'ı seçtim. Abimi örnek alıyordum elbette, onun yaptıklarının aynılarını yapıyordum neredeyse, ve hile yapmayı öğrendim. Bol bol hile yapıyordum, çık-gir, çık-gir. Ee bunu bilmeyecek ne var, abim çaktı mevzuyu. Böyle herkes başarılı olur dedi, yapma etme eyleme dedi. Odayı terketti ve yine hile yaptım.. Sonra düşündüm.. Evet, dedim, neden hile yapayım ki ?
Ardından 146(*) ile internete girdi abim. Baktım, kağıda not alıyor. Tsigalko, Nikiforenko, Reyad, Solis, West, To Madeira, Okoronkwo, Assane N'diaye.. İlk kez o zaman tanıştım bu oyuncularla.. Abim, bunları transfer etmeye çalışıyordu, zannediyorum bu adamlardan bahsetmeye gerek yok. Tsigalko'da bitiricilik harici hiçbir özellik yüksek olmamasına rağmen neredeyse maç başına 1 gol ortalamasıyla oynardı. Nikiforenko'da asist krallığında baş gösterirdi. Günümüzün Messi'leriydi onlar..Ardından bu oyuncular bizi zaferlere taşıdı, artık oyunu da iyice kaptık..
Hangi oyuncunun hangi özelliği iyi olmalı, antrenmanlar, scout, taktikler vesaire.. Hepsini kapmıştık ve CM bizim için tutkuydu, değişilmezdi. Taktikler, antrenmanlar çok geneldi elbette ama o hali bile çok hoştu. Özellikle de antrenmanlar..
Sonra Ronaldinho'yu ikinci sene para biriktirip alma sevdası başladı bizde, tabi bunu da abimden görmüştüm.. Evet, o zamanlar çok meşhur olmayan o adam, şimdilerde neler yapabiliyor biliyorsunuz. Dile kolay Ronaldinho, Beşiktaş'ta..
CM 01/02 hayatımda böyle bir yer oynamıştı işte..
Daha sonra CM 4 CD'si aldım, abime sürpriz yapacaktım güya.. Heyecanla yükledim ama o kadar yavaştı ki bilgisayarımda, maça girmesi 5 dakika alıyordu yaklaşık.. Hemen sildim oyunu, CM 01-02'ye devam ettim. Hayallerim suya düştü, olmamıştı, üzülmüştüm, bu olaydan abime söz etmedim.
Sonraları oyunları takip eden abim bu kez de CM 03-04 CD'si bulmuş getirmişti. Artık tecrübeliydik, işi biliyorduk. Her zamanki Beşiktaş kariyerlerimizden sonra, takım arıyorduk ve artık 145(**)'imiz vardı. Oradan okudukça okuyorduk, daha sonra abim Parma'yı, ben de başka bir takımı seçmiştim, hatırlamıyorum. Tabi abim, daha iyiydi benden.
Gel dedi abim gel, bak neler buldum. Baktım, De La Cuesta, Montolivo, Diego, Robinho, Toledo, Pedersen, Braathen.. Bunlar dedi, bu oyunun iyi adamları, ve en önemlisi de Diego'yu abim kendi keşfetmişti ve buna çok sevindi. O Diego, onu sırtladı götürdü.. Şimdilerde ise biz Diego, Robinho ve daha nicelerini öncelerden gördüğümüz için sanki kendimizmiş gibi seviniyoruz onlara, onların yaptıklarına.. - yani en azından ben seviniyorum tabi abimi bilmem -
Oyunun en zevkli işlerinden biri de Ilhan Cavcav'cılık oynamaktır. Nedir bu olay ? Tabi ki de ucuz adamlar getirip, devlere, büyük takımlara güzel bir meblağ ile satmaktır. Bunun verdiği haz kadar insana zevk veren daha başka birşey yoktur. Sanki o para cebinize girecekmiş gibi sevinirsiniz, tabi bir de elinizde patlayan transferler vardır, öhö öhö, onu da başka yazıya inşallah.
Daha sonra CM ikiye ayrıldı biliyorsunuz, CM ve FM olarak.
Yazının buralarında hepiniz FM 2005'ten devam edeceğimi düşündünüz biliyorum, ama öyle değil. FM ile birlikte bilgisayarımız zorlanmaya başladı ve onları yazları harici oynayamadık. Yazları da orada burada işte.. Ama benim burada değinmek istediğim bu değil, CM'nin hayatımızdaki yeri..
Velhasıl kelam, CM, ateriden sonra benim en sevdiğim şeydi. Arkadaşlarım çağırınca gitmek istemememin tek sebebiydi CM.
Futbol konusunda kattıklarını ise değişemem. Oyuncu bilgisi olarak, takım bilgisi olarak çok şeyler öğretti bize CM. Dedim ya, şu anda Diego ve Robinho gibi nicelerinin adını duyduğumda "Heyt be" diyorum kendime. Ben bu adamları birçok kişiden daha önce duymuştum, görmüştüm. Türk takımları herhangi bi adam transfer ettiğinde - ki o zaman dışarıda top, evde CM, haliyle muhabbetler de futbol üzerine - şöyle adam, böyle adam diyordum. Çünkü o adamı oyunda görmüştüm, en azından merak edip bakmıştım. Artık bir futbol bankası haline gelmiştim -ki hala da öyledir, okulda birileri şu adam nerdeydi, bu adam nerdeydi diye ilk bana gelirler. -
Burada biraz ara verelim, aklıma Okan Koç geldi. CM 03-04'te çoşan adamdı Okan, ve gözümde "cm diyorsa doğrudur" efsanesinin ender yalanlarından biriydi o. O oynadıkça ve başarılı olamadıkça içimden birşeyler gidiyordu.. Herkese hızlı adamdır, adam eksiltir, orta açar, göreceksiniz çok iyi olacak dedikçe ondan ses gelmiyordu, evet CM yanılmıştı, ama CM'nin gözümdeki değeri asla azalmamıştı..
Heh, ne diyorduk, futbol bankası haline geldik az çok. Şu günlerine bakıyorum da, epey gelişti ve gün geçtikçe gelişiyor. Ha bana sorarsanız, CM 01-02'ye FM 09 2D maç motorunu, onun gerçekçiliğini, onun yapay zekasını koyun, başka birşeye ellemeyin derim, benim için oyun odur.
CM 01-02'den çıkarken, "exit cm and return the real world" gibilerinden birşey yazar. Hakikaten de bambaşka bir dünyadır CM, bambaşka bir hayattır. Umarım anlamışsınızdır, kulübede Yılmaz Vural neden çıldırıyor
Hepinize bol CM'li, bol FM'li günler dilerim.
Bu arada, teşekkürler abi.. Çoook teşekkürler.
Dipnot : (*)146, eskiden kazık olan -saati yaklaşık 2 tl'lik bir çevirmeli bağlantıydı, internete girmemizi sağlıyordu.
(**)145 ise onun daha hafifletilmiş haliydi, ucuzdu ve en önemlisi babam kullanmamıza izin veriyordu..
Gökhan Demir
FMGraphics.Net
* Bu makale tamamen FMGraphics.Net için yazılmıştır, izin almadan yayınlanamaz.
forumumuzda sizi rahatsız eden, ya da başkasına rahatsızlık verebileceğini düşündüğünüz bir mesaj gördüğünüzde lütfen mesajın altında bulunan "moderatörlere bildir" butonundan mesajı bizlere ulaştırın.
Aynı şeyler benim içinde geçerli güzel yazı olmuş![]()
"Penaltıyı sadece onu atmayı deneyecek kadar cesurlar kaçırır. "
Robert Baggio
Tamamını okudum yazının, çok güzel olmuş ellerine sağlık Gökhancım. Yazının bitişi sanki devam edicek gibi duruyor. Eğer devam edicek ise, yazının devamını merakla bekliyorum.![]()
Nam-ı diğer muhtarkator
İleride belki aralarına birkaç birşey serpiştirir, burada duyururum. Başka yazılarda karşınızda olmak dileğiyle.
forumumuzda sizi rahatsız eden, ya da başkasına rahatsızlık verebileceğini düşündüğünüz bir mesaj gördüğünüzde lütfen mesajın altında bulunan "moderatörlere bildir" butonundan mesajı bizlere ulaştırın.
Vay be çok güzel bir yazı olmuş gerçektem çok güzel.
Kavgamsın, Sevdamsın, Davamsın, YaLnızLığımsın, KimsesizLiğimsin, Öfkemsin, Sevgimsin, Sen benim Yüreğimsin…
Hüznümde göz pınarLarımdaki bir damLa yaşsın,
Sevincimde havaya kaLkan yumruğum,
Boş vermişLiğimde beni yeniden hayata bağlayansın.
KaLbimi fetheden Sarının Laciverte sevdasını karşılayabilen yegâne sözcüksün FeNeRBaHÇeM..!!
Mükemmel bir yazı olmuş Gökhan, oyun aşkımı dirilten bir yazı oldu bi kariyer açsam fena olmaz mesela![]()
İzmirLiLeRe gavur deRLeR ;
Rakı şarap gavurluksa,
Ve birde sevişmek günün en güzel saatlerinde..
Deniz gavurluksa,
Ve karşısında batarken izlemek güneşi..
Aşk gavurluksa,
Ve sevdiğinin elini tutarak kordonda dolaşmak
Hatta öpüşmek herkezin önünde..
Özgürlük gavurluksa,
Ve özgürlüğe düşkün olmak, kimse tarafından kısıtlanmak
İstememek..
Ben gavurun önde gideniyim,
Yazın en büyük harfle!!!
BEN İZMİRLİYİM..
forumumuzda sizi rahatsız eden, ya da başkasına rahatsızlık verebileceğini düşündüğünüz bir mesaj gördüğünüzde lütfen mesajın altında bulunan "moderatörlere bildir" butonundan mesajı bizlere ulaştırın.
Gerçekten çok iyi bir yazı olmuş bende gaza gelip CM serisiyle tanışma öykümü yazabilirim![]()
Mükemmel olmuş yazı Gökhanım, bir solukta okudum
Tsigalko neydi öyle ya.. Hala gözümün önünde sezon başı 40 goller..
Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülemekte. (0 üye ve 1 konuk)